YGS | LYS | AÖF | KPSS | DGS | Ödev ,Konu Anlatımı,

Türkiye'nin Yeraltı Suları, Kaynakları, Kaplıcaları, Maden Sular

2013-01-15 14:27:00

    YERALTI SULARI, TÜRKİYE’NİN YERALTI SULARI, KAYNAKLARI, KAPLICALARI, MADEN SULARI (COĞRAFYA DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIM) Yeraltı Suları: Yeryüzünden sızan sular, yeraltında geçirimsiz bir tabakanın içerisindeki kayaların boşluk ve çatlaklarında tutulur. Bu suya yer altı suyu denir. Ülkemiz yer altı bakımından oldukça zengindir. Ör: Marmara’da Adapazarı, Yenişehir, Balıkesir ovaları, Doğu Anadolu’da; Muş, Erzurum, Malatya ovaları. Yer altı suyu bilhassa yarı kurak sahalarımızda tarımsal açıdan çok önemlidir. Ör: Konya-Karapınar, Polatlı-Sivrihisar. Bazı kentlerimizin içme suyunun bir bölümü yer altı suyundan sağlanır. Ör: Bursa, İzmir, Eskişehir, Kütahya, Konya gibi. Kaynaklar: Yer altı suyunun (çatlaklardan) veya tabaka arasından yüzeye çıkmasıyla kaynaklar oluşur. BELLİ BAŞLI KAYNAKLARIMIZ 1. Karstik kaynaklar: Kireç taşlarının çatlaklarından ve yer altı kanallarından çıkan kaynaklardır. Karstik kaynakların suları gür olup, bazı akarsuları besler. (Manavgat, Köprü çayı). Bazı kentlerimizin içme ve sulama suyunun bir bölümünü karşılar. Ör: Pınarbaşı ve Kemalpaşa’dan çıkan kaynaklar, İzmir’in suyunu karşılar. 2. Artezyen kaynaklar: Yer altındaki suların insanlar tarafından sondajla çıkarılmasına denir. Bu tür kaynaklar, Eskişehir, Malatya, Erzurum, İnegöl, Bursa, B. Menderes, Gediz ovalarının kenarlarında Ceylanpınar ve Muş ovalarının çevresinde görülür. 3, Fay kaynakları: Fay hatları boyunca çıkan kaynaklarıdır. Bunlar genel olarak Ege ve G. Marmara Bölümünde K. Anadolu fay kuşağı boyunca görülür. Not: Kaynak sularının kalitesini suyun geldiği kayanın kimyasal özelliği bel... Devamı

Yerel Saat Hesaplamaları, Saat Dilimleri, Uluslar Arası Saat

2013-01-15 14:18:00

  YEREL SAAT HESAPLAMALARI, ORTAK (ULUSAL) SAAT, SAAT DİLİMLERİ, ULUSLAR ARASI SAAT (COĞRAFYA DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIM) YEREL SAAT: Herhangi bir yerde, Güneş’in en tepede olduğu ana ya da gölge boyunun en kısa olduğu ana öğle vakti denir. Öğle vakti gün ortasıdır ve saat 12.00 olarak kabul edilir. Buna göre ayarlanan saat dilimine yerel saat denir. Yerel saat farkları, meridyenlerden faydalanılarak hesaplanabilir. Yerel saat hesaplarını yapabilmek için şunları öğrenmek de fayda vardır: Aynı meridyen üzerinde bulunan bütün noktaların öğle vakitleri aynı anda olur ve yerel saatleri birbirine eşittir. Aynı meridyen üzerinde bulunan noktaların yerel saatleri birbirine eşit olmasına rağmen (21 Mart ve 23 Eylül tarihleri hariç) Güneş’in doğma ve batma saatleri farklıdır. Bunun nedeni, Dünya ekseninin 23° 27′ eğik olmasıdır. Örnek: Aynı yarım kürede ise büyük olan meridyen derecesinden küçük olan çıkarılır. Farklı yarım kürelerde ise toplanır. A-B=? 25-10= 15° Meridyen farkı 15×4= 60 dk E-D=? 8-5= 3º Meridyen farkı 3×4= 12 dk     B+E=? 10+8= 18° Meridyen farkı 18×4= 72dk=1:12 ORTAK SAAT (ULUSAL SAAT): Çalışma hayatında, yerel saatlerin hepsini kullanmak mümkün değildir. Ticari ve ekonomik ilişkilerin kolaylaştırılması, haberleşme ve ulaşım hizmetlerinin hızlı ve düzenli bir şekilde yapılabilmesi için, yerel saatten farklı olarak, ortak saat ya da ulusal saat uygulamasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle her ülkenin, kendisine en uygun meridyenin yerel saatini bütün ülke (bilgi yelpazesi.net) sınırlarında geçerli hale getirmesiyle oluşan saate ortak saat adı verilmektedir. Doğu – batı doğrultusunda geniş ola... Devamı

Yerkabuğunu Oluşturan Taşlar Çeşitleri Özellikleri Konu Anlatımı

2013-01-15 14:16:00

  YERKABUĞUNU OLUŞTURAN TAŞLAR, TAŞ ÇEŞİTLERİ, TAŞLARIN ÖZELLİKLERİ (COĞRAFYA DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIM) 1. Püskürük (Katılaşım) Taşlar İç püskürük taşlar: Mağma, her zaman yeryüzüne kadar çıkamaz. Bazen yerkabuğunun belirli yerlerine sokularak katılaşır. Soğuma yavaş olduğundan iri kristalli olurlar. Bu taşlara örnek olarak granit ve siyanit verilebilir. Dış püskürük taşlar: Mağmanın yeryüzünde soğuyup katılaşması sonucunda oluşur. Soğuma hızlı olduğundan kristalleşme ya hiç olmaz, ya da çok az olur. Bu taşlara örnek olarak andezit ve bazalt verilebilir. 2. Tortul (Sediment) Taşlar Kimyasal tortul taşlar: Sularda erimiş halde bulunan maddelerin kimyasal yollarla çökelmesi sonucunda oluşurlar. Kireçtaşı (kalker), traverten, kayatuzu, jips (alçı taşı) ve dolomit kimyasal tortul taşlardandır.     Organik tortul taşlar: Canlı kalıntılarının üst üste birikerek katılaşması sonucu oluşurlar. Turba, linyit, taşkömürü, antrasit ve mercan kalkerleri organik tortul taşlardandır. Mekanik (klastik veya kırıntılı) tortul taşlar: Akarsular, rüzgârlar ve buzullar gibi dış kuvvetlerin aşındırdığı materyalleri taşıması ve çukur alanlarda biriktirmesi sonucu  oluşurlar. Kiltaşı, kumtaşı (Gre), buzultaşı (moren) ve konglomera kırıntılı tortul taşlardandır. 3. Başkalaşım (Metamorfik) Taşlar Püskürük ve tortul taşların, aşırı sıcaklık ve basınç altında kalarak değişime uğramasıyla oluşurlar. Bu tür taşlar, eski özelliklerini kaybederek yeni özellikler kazanırlar. Mermer, killi şist, kristalli şist, gnays ve kuvars başkalaşım taşlarının en yaygın olanıdır.   Etiketler : Çeşitleri, Coğrafya Yerkabuğunu Oluşturan Taşlar, Coğrafya Yerkabuğun... Devamı

Coğrafya Yerkürenin Yapısı, Katmanları Ve Özellikleri

2013-01-15 14:15:00

  YERKÜRENİN (YERYUVARLAĞININ) YAPISI, YERKÜRENİN KATMANLARI VE ÖZELLİKLERİ, GEOSFER (COĞRAFYA DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIM) Yeryuvarlağı, iç içe kürelerden meydana gelmiştir. Bunlara geosfer adı verilir. Geosferlerin yoğunlukları ve bileşimleri birbirinden farklıdır. A. YERKABUĞU Litosfer ya da taşküre olarak da adlandırılır. Yerküre’nin en hafif ve en ince tabakasıdır. Yeryüzünden itibaren ortalama 33 km derinliğe kadar uzanır. Yerkabuğu, bileşimleri ve yoğunlukları birbirinden farklı iki tabakadan oluşur. 1. Granitik Kabuk (Sial) Bileşiminde silisyum ve alüminyum olduğundan bu ismi almıştır. Yoğunluğu 2,7 – 2,8 gr/cm3 tür. Katı halde bulunur. Kalınlığı okyanus tabanlarında az iken, kıta tabanlarında fazladır. 2. Bazaltik Kabuk (Sima) Bileşiminde silisyum ve magnezyum olduğundan bu ismi almıştır. Yoğunluğu 3 gr/cm3 dolayındadır. Sial’in tersine okyanus tabanlarında kalınlaşır, kıta tabanlarında incelir. B. MANTO Yer çekirdeğinin örtüsü durumunda olduğundan bu ad verilmiştir. Astenosfer adı da verilir. Yerküre’nin yaklaşık 33 km ile 2900 km derinlikleri arasında yer alır. Yoğunluğu yerkabuğuna oranla daha fazladır. (5 – 6 gr/cm3) Mantonun üst kısmındaki maddeler plastik  özelliği gösterir. Sıvı haldeki manto malzemesine mağma denir. Mağma adı verilen akışkan manto volkan, deprem gibi olayların oluşmasına neden olan bir tabakadır. Mantonun sıcaklığı 1200 °C yi bulmaktadır. Manto, yeryuvarlağı hacminin % 80′ini kaplamaktadır. C. ÇEKİRDEK En kalın ve ağır olan katmandır. Barisfer adı da verilir. Mantonun altında başlar ve Dünya’nın merkezine kadar uzanır. Kalınlığı 3478 km dir. Yoğunluğu 10 gr/cm3 olan ve sıvı halde bulunan üst kısmına dış çekirdek denir. Bunun altında, yoğunluğu 13gr/cm3 olan ve katı halde bulunan iç çe... Devamı

Coğrafya Yerleşme Çeşitleri, Yerleşme Nedenleri Konu Anlatımı

2013-01-15 14:12:00

  YERLEŞME, YERLEŞME ÇEŞİTLERİ, YERLEŞME NEDENLERİ (COĞRAFYA KONU ANLATIM) İnsanların, çok farklı türdeki konutlarda, yaşamlarını toplu ya da dağınık şekilde sürdürmelerine yerleşme denir. YERLEŞMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER 1. İklim Yerleşmeyi etkileyen en önemli faktördür. Dünya’da Orta kuşak karalarında iklim koşulları uygun olduğundan, nüfus fazla iken çöllerde, kutup bölgelerinde bataklıklarda ve yüksek dağlık alanlarda, iklim şartları uygun olmadığından, nüfus çok azdır. Yine, Ekvatoral bölgede 0 – 1000 m yükseltiler arasında, aşırı nemli ve bunaltıcı bir iklim etkili olduğundan, Amazon ile Kongo havzalarında da nüfus azdır. 2. Yeryüzü şekilleri Dağlık, çok engebeli ve yüksek sahalar, yerleşmelerin kurulmasını ve gelişmesini önemli ölçüde engellemektedir. Buna karşılık düz ovalık alanlarda tarım, ulaşım, sanayi faaliyetleri daha çok geliştiğinden nüfus fazladır. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde nüfus yoğunluğunun az, Marmara ve Ege bölgelerinde fazla olması buna örnektir. 3. Toprak Verimsiz toprakların bulunduğu yerler, nüfusça tenha iken (Tuz Gölü çevresi), verimli toprakların bulunduğu yerler nüfusça zengindir. (Çukurova ve Ege ovaları gibi) 4. Ekonomik Kaynaklar Ekonomik kaynakların fazla olduğu, sanayi, ticaret faaliyetlerinin yoğun olduğu, maden ve enerji kaynaklarının çok bulunduğu yerlerde nüfus yoğunluğu artmaktadır. Ülkemizde Marmara Bölgesi ile Zonguldak, Karabük, Ereğli, Batman gibi merkezlerin nüfusça yoğun olmaları ekonomik kaynakların çok olmasındandır. Ekonomik kaynakların yetersiz olduğu bölgelerde, halk geçimini temin etmek için göç etmekte ve nüfusları azalmaktadır.... Devamı

Edebiyat Roman Çeşitleri, Türleri Konu Anlatımı

2013-01-14 23:50:00

  ROMAN ÇEŞİTLERİ, ROMAN TÜRLERİ (EDEBİYAT DERSİ KONU ANLATIM) * Romanlar konu, üslup, yazıldığı dönem bakımından çeşitli türlere ayrılabilir. Üslup bakımından "romantik roman", "gerçekçi roman", "doğalcı roman", "estetik roman", "izlenimci roman", "dışavurumcu roman", "yeni roman" türleri sayılabilir. Romantik roman * Kişilerin duygularını, arzularını, düşüncelerini yalnızca kendilerine ait, içten gelen doğal ve gerçek olgular gibi görür. Örneğin Sir Walter Scott’un tarihsel romanları, Jean Jack Rousseau’nun eserleri ve Goethe’nin Genç Verther’in Acıları romanı gibi. Gerçekçi roman * Romantik romandan ayrı olarak kuru ve kuşkucu bir anlatım ve düşünce yapısı taşır. Balzac ve Stendhal’in romanları bu üsluptadır. Doğalcı roman * Üslup bakımından gerçekçi romana benzer. Olanın olduğu gibi yazılmasını öngörür. Emile Zola ve Maupassant romanları doğalcı romanlardır. Estetik roman * Belli biçim ve anlatım kaygıları ile yazılmış romanlardır. Gustave Flaubert estetik romanın en önemli yazarıdır. İzlenimci roman * Diğer üsluplardan ayrı olarak eşyanın ve dış olayların kendi nesnel gerçeklikleriyle insanların bunları algılama biçimleri arasındaki farkları ortaya çıkarmaya yönelir. Yani dış gerçeklerden çok, duyu ve duygulara, iç yaşantının betimlenmesine öncelik verir. Ford Madox Ford’un romanları izlenimciliğin en sistemli ürünleridir. Dışavurumcu roman * 20. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Dışavurumculuk toplumsal kimliklerin reddedilmesi ve insan yaşamını belirleyen toplum karşıtı ya da uygarlık karşıtı güçlerin öne çıkarılmasıyl... Devamı

Edebiyat Redif,Çeşitleri, Redifin Özellikleri Konu Anlatımı

2013-01-14 23:06:00

  REDİF, REDİF ÇEŞİTLERİ, REDİFİN ÖZELLİKLERİ, REDİF NEDİR? (EDEBİYAT DERSİ KONU ANLATIM) Redifin tanımını yapmadan önce şunları bilmek gerekir: * Redifler daima mısranın en sonunda bulunur, yani kafiyeden sonra gelir. * Redifin olduğu her yerde mutlaka kafiye de vardır. Bu sebeple redifin bulunduğunu gördüğünüz her yerde kafiyeyi de bulmaya çalışınız. Redif: Mısra sonlarında, görevleri aynı olan eklerin ya da anlamları aynı olan kelimelerin tekrarlanmasına redif denir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere iki tür redif vardır: a) Ek Halindeki Redifler b) Kelime Halindeki Redifler a) Ek Halindeki Redifler: Eş görevli eklerin tekrarlanmasıyla oluşan rediflerdir. Türkçe'deki yapım ve çekim eklerini kavramadan, ek halindeki redifleri kavramanız mümkün olamayacaktır. Eğer bu konularda bir eksiğiniz varsa, önce bunları tamamlamanız ve ondan sonra ek halindeki redifleri kavramak için çaba sarf etmeniz gerekir. Fakat, ek halindeki rediflerin çoğu, kelimeye bağlanan ekler olduğundan bu konudaki genel kaide: 'Kelimenin köklerinde kafiye, eklerinde ise redif vardır.' şeklindedir. Bu kural bilinerek mısraya bakılırsa ek halindeki rediflerin yüzde doksanı mısrada tahmin edilebilir. Ancak bu kaide her zaman geçerli olmadığından yine de 'ekler' konusunda bilgi sahibi olunması konunun kavranması açısından gereklidir. Susuz değirmenlerin ne ile döner çarkı Kerem etmeyen beyin fakirden nedir farkı Yukarıdaki beyitte, 'ı' sesleri, ismin -i hali olduğundan yani, her ikisinin de görevi aynı olduğundan rediftir. Kelimenin köklerinde ise 'ark' sesleri benzeştiğinden bunlar da zengin kafiyeyi oluşturur. Bu beyite pratik yoldan yaklaşırsak: Beyitin birinci mısrasında, kafiyeye söz konusu olan kelimenin kökü 'çark',... Devamı

Edebiyat Realizm (Gerçekçilik) Akımı, Özellikleri, Temsilcileri

2013-01-14 23:01:00

  REALİZM (GERÇEKÇİLİK) AKIMI, REALİZM AKIMININ ÖZELLİKLERİ, REALİZM AKIMININ TEMSİLCİLERİ (EDEBİYAT DERSİ KONU ANLATIM) Batı Edebiyatında Realizm Bir estetik kavram olarak 19. yüzyıl ortalarında Fransa’da ortaya çıkmıştır. Nasıl ki romantizm klasizme bir başkaldırı niteliğinde ise gerçekçilik yani realizm, hem klasizme hem de romantizme bir başkaldırıdır. Amaç, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak, çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yüksek sınıflar ve temalarla ilgili değil, toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmekti. Realizmin amacı, günlük yaşamın önyargısız, bilimsel bir tutumla incelenmesi ve edebi eserlerin bir bilim adamının klinik bulgularına benzer nesnel bir bakış açısıyla ortaya konmasıdır. Örneğin, realizmin iki güçlü temsilcisi Gustave Flaubert’in Madame Bovary adlı romanı ile Emile Zola’nın Nana  adlı romanında cinsellik ve şiddet edebi bir mikroskop altında incelenerek olanca çıplaklığıyla ortaya konulmuştur. Realizm felsefesinin altında güçlü bir felsefi belirlenimcilik yatar. Fransız edebiyatında Flaubert ile Zola’nın yanısıra Honore de Balzac, Stendhal, Rusya’da Lev Tolstoy, Ivan Turgenyev, Fyodor Dostoyevski, İngiltere’de Charles Dickens ve Anthony Trollope, Amerika’da Theodore Dreiser, İrlanda'da James Joyce realizmin önemli temsilcileridir. Realizm, 20. yüzyıl romanının gelişimini de önemli ölçüde etkilemiştir. Türk Edebiyatında Realizm Recaizade Mahmut Ekrem (Araba Sevdası) Samipaşazade Sezai (Zehra) Nabizade Nazım (Kara Bibik) Halit Ziya Uşaklıgil (Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar) Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Kiralık Konak, Yaban......) Memduh Şevket Esendal (Ayaşlı ve Kiracıları) Reaşat Nuri Güntekin (... Devamı

Edebiyat Rahşiye, Özellikleri Konu Anlatımı

2013-01-14 22:57:00

  RAHŞİYE, RAHŞİYENİN ÖZELLİKLERİ (DİVAN EDEBİYATI) (EDEBİYAT DERSİ KONU ANLATIM) Atlar için yazılmış kaside. Nesib bölümünde atlar övülür. Nef’î’nin IV. Murad’ın atlarını övdüğü rahşiyesi meşhurdur. Örnek: Bâreka’llâh zih’i rahş-i humâyun-sîmâ Ki komuş nâmını sultân-ı cihan bâd-ı sabâ Ne sabâ sâika dersem yaraşır sür’atte Ki seğirdikten ana sâyesi ile pâ-der-pâ Nef'î   Etiketler:Edebiyat Rahşiye, Edebiyat Rahşiye Dersi İndir, Edebiyat Rahşiye Edebiyat Dersi, Edebiyat Rahşiye Ekol Hoca, Edebiyat Rahşiye Konu Anlatımı, Edebiyat Rahşiye Nedir, Edebiyat Rahşiye ödeyaz, Edebiyat Rahşiye Örnekleri, Edebiyat Rahşiye Özellikleri, Edebiyat Rahşiye Soru Bankası, Edebiyat Rahşiye Videolu Anlatım, Rahşiye Konu Anlatımı... Devamı

Personalizm (Kişiselcilik) Akımı,Temsilcileri Konu Anlatımı

2013-01-13 21:43:00

  PERSONALİZM (KİŞİSELCİLİK) AKIMI, PERSONALİZM AKIMININ ÖZELLİKLERİ, PERSONALİZM AKIMININ TEMSİLCİLERİ (EDEBİYAT DERSİ KONU ANLATIM) BATI EDEBİYATINDA Kişiselcilik, soyut düşüncülükle özdekçiliğin karşısına tinsel gerçekliği, sözü geçen iki bakış açısının da parçalara böldüğü birliği yeniden yaratacak sürekli çabayı koyar. Kişiselcilik, Descartes’in “Düşünüyorum öyleyse varım” (Cogito ergo sum) geleneği içinde yer alır. Kişiselciliğin ana yapısı şöyle özetlenebilir: Kişilik, bilinç, kendi yargısını özgürce belirleme, amaçlara yönelme, zamanın akışına karşı öz kimliğini sürdürme ve değerlere bağlanma gibi temel özellikleri nedeniyle, bütün gerçekliğin dokusunu oluşturur. Felsefi yönden Gottfried Wilhelm Leibniz bu akımın kurucusu, George Berkeley de başlıca kaynaklarından biri olarak kabul edilir. Edebiyatta en önemli savunucusu Emmanuel Mounier’dir.   Etiketler:Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı, Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı Dersi İndir, Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı Edebiyat Dersi, Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı Ekol Hoca, Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı Konu Anlatımı, Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı Nedir, Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı ödeyaz, Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı Örnekleri, Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı Özellikleri, Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı Soru Bankası, Edebiyat Personalizm (Kişiselcilik) Akımı Videolu Anlatım, Personalizm (Kişiselcilik) Akımı Konu Anlatımı... Devamı